05 Nisan 2008 Cumartesi

Beyonce Evlendi

İngiliz News Of The World gazetesine göre, ünlü şarkıcı Beyonce, geçtiğimiz ay Paris’te İtalyan modacı Giorgio Armani’nin evinde düzenlenen sade bir törenle hip hopçı sevgilisi Jay-Z ile gizlice evlendi.







Uzun süredir birlikte olan çiftin düğününe sadece yakın dostlarının katıldığı belirtildi. İkilinin yakın arkadaşının yaptığı açıklamada Beyonce’nin magazinden uzak, sade, romantik bir törenle evlendiği ve bu yüzden de çok mutlu olduğu belirtildi. Ünlü çift konuyla ilgili henüz açıklama yapmadı.





Cameron Diaz Üstsüz Yakalandı



Cameron Diaz`ın çıplak görüntüleri herkesi şok etti!! Tıklayın! Ünlü oyuncu Cameron Diaz, çıplak pozlarıyla gündeme bir anda oturuverdi.Ünlü sevgilisi Justin Timberlake ile ayrılan ve bu nedenle zor günler geçirdiği söylenen güzel aktris, havuzda cekilmiş bu çıplak fotoğraflarıyla yine hollywood gündemine oturmayı başardı.


İşte Cameron`un o çok konusulan pozları




04 Nisan 2008 Cuma

Gwen Stefani







3-ekim 1969’da dört çocuklu bir ailenin ikincisi olarak Fullerton, California, amerika’da dünyaya geldi. Jill Stefani isimli bir kız kardeşi, Eric Stefani ve Todd Stefani isimlerinde iki erkek kardeşi vardı. Babası Dennis Stefani, İtalyan asıllıydı ve Yamaha’nın pazarlama müdürü olarak çalışıyordu. Annesi Patti Flynn’nin kökleri ise İrlanda’ya uzanıyordu ve muhasebeciydi. Flynn, 1968’te okuduğu Airport kitabındaki kadın kahramanın adını vermişti kızına. Renée ise, The Four Tops grubunun Walk Away Renée isimli şarkısından geliyordu. Ailesi folk müzikten hoşlanıyordu ve Gwen’e küçük yaşlarda Bob Dylan ve Emmylou Harris sevgisi aşılamışlardı.

Stefani’nin ailesindeki birçok kadın terziydi ve Gwen’in tüm giysileri annesi tarafından hazırlanıyordu. Müziğe olan ilgisi The Sound of Music ve Evita müzikalleriyle başlayan Gwen, Loara High School’dayken sahnede “I Have Confidence” şarkısını söylemişti.

Stefani’nin keyboard çalan abisi Eric, kurduğu ska grubu No Doubt’ta vokallik yapması için kızkardeşine teklifte bulunmuştu. 2 Tone olarak tanımlanan Madness ve The Selecter isimli gruplar tarafından da yapılan, punk rock, ska ve popun karışımından oluşan bu müzik türü Gwen’in de ilgisini çekmişti. No Doubt’a katılır katılmaz Tony Kanal’a aşık olan Stefani, Kanal tarafından grubun kurucusu Gwen’in abisi olduğu için önceleri reddedilse de ikili 90’ların başında ayrılmaz bir ikili olmuştu bile.







1987’de kolejden mezun olduktan sonra Fullerton’daki California State University’ye kaydoldu.

No Doubt, kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini 1992’de yayınladı. Daha sonra The Beacon Street Collection adlı ikinci albüm geldi. Stefani Kanal ilişkisinde problemler yaşanmaya başladığı için yeni albümün piyasaya çıkışı 3 yıl gibi uzun bir zaman aldı. Grup ikilinin problemleri nedeniyle dağılma noktasına geldiyse de üçüncü albüm Tragic Kingdom oldukça başarılı oldu. Özellikle albümden çıkan Don't Speak, "Sunday Morning" ve "Hey You” gibi 45’likler tüm dünya listelerine girmeyi başardı. Albüm altı milyon kopya sattı ve birçok dalda da Grammy ödüllerinin sahibi oldu.

Stefani aynı yıl bir konserleri sırasında Bush grubunun vokali Gavin Rossdale ile tanıştı ve ikilinin uzun yıllar devam edecek olan birliktelikleri başladı.

2000 yılında No Doubt, Return of Saturn albümünü yayınladı. Şarkıların çoğu Stefani’nin yeni ilişkisini anlatıyordu. 2001’de "Hey Baby" ve "Underneath It All" gibi uluslararası hitlerin çıktığı oldukça eğlenceli ve reggae tarzının da kullandıldığı Rock Steady raflardaki yerini aldıktan sonra Stefani No Doubt’la yollarını ayırdı.

2002 yılında Gwen Stefani, Gavin Rossdale ile Covent Garden, Londra’da bulunan St Paul's Church’te hayatını birleştirdi. Gelinliğini ünlü modacı John Galliano tasarlamıştı.






Martin Scorsese’nin ünlü filmi The Aviator'da Leonardo Di Caprio ile başrolleri paylaştı. Jean Harlow karakterini canlandıran Stefani’nin oyunculuğu ümit verici bulundu.

2004 yılında Rossdale’in önceki ilişkilerinden biri olan model Pearl Lowe’dan evlilik dışı Daisy adında bir kız çocuğu olduğu öğrenildi. Stefani’nin bu durumu kabullenmesi çok zor oldu ve şarkıcı Danger Zone isimli çalışmada durumla ilgili hislerini dile getirdi.

Aynı yıl ilk solo albümü Love. Angel. Music. Baby’yi yayınlayan Stefani, albümde eski sevgilisi ve No Doubt’tan Kanal’ın da aralarında olduğu, Linda Perry, OutKast's André 3000 ve The Neptunes gibi kalabalık bir müzisyen topluluğuyla çalıştı. Albüm yayınlanır yayınlanmaz Billboard’un 200 albümlük listesine yedi numaradan girip, ilk haftasında 309 bin kopya sattı. O yıl en iyi pop vokal performansı dalında Grammy ödülünü kucaklayan Stefani, albümden çıkan What You Waiting For?, Rich Girl ve Hollaback Girl 45’likleriyle solo albüm kariyerini taçlandırmış oluyordu. Özellikle Hollaback Girl şarkıcının Amerika’da bir numaraya yükselen ilk şarkısıydı.




Stefani kliplerinde ve konserlerinde 4 kızdan oluşan ve kendilerine Harajuku Girls adını veren bir dans grubuyla görünüyordu. Kızlar Japon’du ve Gothic Lolita tarzında giyiniyorlardı. Stefani aynı isimli koleksiyonuyla bebek giysileri, t-shirtler ve iç çamaşırları tasarladı.

2005 yılı Stefani’nin Rossdale’den bebek beklediğini açıkladığı yıl oldu ve ikili ilk çocukları Kingston James McGregor Rossdale’e 26-mayis 2006’da kavuştu.



Aralık 2006’da Stefani yeni albümü The Sweet Escape’i yayınladı.

Wind It Up, Akon’la yaptığı düet The Sweet Escape ve 4 In The Morning hitleriyle başarılı olan şarkıcı Nisan 2007’de Akon ve Lady Sovereign’le birlikte Sweet Escape Tour’a çıkmıştır.

01 Nisan 2008 Salı

Gemma Atkinson

Gemma Louise Atkinson 16 Kasım 1984 Manchester'da doğdu.

bir dönem Manchester United’ın yıldız futbolcusu Cristiano Ronaldo ile aşk yaşayan oyuncu Gemma Atkinson Ronaldo’yla yaşadıkları özel anları anlattığı röportajıyla gündeme oturmuştu.






22 yaşındaki oyuncu 3 ay önce bir partide tanıştığı Ronaldo için özel danslar hazırladığını belirtti. ‘Hollyoaks’ dizisinin yıldızı Atkinson erkek arkadaşına striptiz yaptığını söyledi ve ekledi: ‘’Hollyoaks’daki rolüm için striptiz çalışmıştım. Bu şimdi çok işime yarıyor. Özellikle Lionel Richie’nin şarkılarını seviyorum. Havaya girmemi sağlıyor’. Atkinson, Ronaldo kendisini aldattığı takdirde nasıl bir tepki vereceği sorusuna ise net ve sert bir yanıt verdi: ‘Onu hemen terk ederim.







Gemma Atkinson halen oyunculuğunun yanında mankenlikte yapmaktadır.






Mariah Carey

150 milyonluk albüm satışı ile gelmiş geçmiş en çok satan kadın şarkıcı unvanına sahip olan Mariah Carey, 27 Mart 1970'de, yarı Venezuellalı, yarı Afrika kökenli bir babanın ve İrlandalı bir annenin en küçük çocukları olarak dünyaya geldi. Fakir bir çocukluk geçiren Mariah Carey, henüz üç yaşındayken annesi ve babası ayrıldı ve üç kardeşten en küçüğü olduğu için annesinin yanında yaşamını sürdürmeye başladı. Küçük bir çocukken sesini farkeden annesi sayesinde müzik eğitimi almaya başlayan sanatçı, liseyi bitirene kadar amatör olarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Liseyi bitirdikten sonra da profesyonel olarak çalışmak için Manhattan�a yerleşti.








1990 yılında demo kasedini bir partide Sony Music'in sahibi Tommy Mottola�ya dinlettiren Carey, Mottola�nın sesine hayran olması ile aynı yıl ilk albümü �Mariah Carey�i çıkarttı. İlk albümünün başarısının ardından 1992�de �Emotion� albümünü çıkaran sanatçı,hemen ardından da 1992�de �MTV Unplugged� ile tüm dünyanın tanıdığı bir isim oldu. Sanatçı, üçüncü albümü �Music Box� ile tüm listeleri alt üst etti ve bu albümle 20 milyon satış yaparak ulaşılması güç bir rekora imza attı.

Unutulmaz şarkılarla zirveye çıkan sanatçı, 1993 yılında Sony Music�in sahibi Tommy Mottola ile dünya evine girdi fakat bu evlilik beş yıl sürdü ve çift 1998 yılında boşandı. Boşandıktan sonra "Butterfly" albümünü yayınlayan sanatçı, müziğinde R&B�nin yanında funk ve Hip-Hop öğelerine de yer vererek müziğinin yapısını değiştirdi. 80 milyon sterlin karşılığında Sony Music'ten ayrılıp Virgin ile beş albümlük bir anlaşma imzalayan Carey, aşk hayatındaki ikinci darbeyi üç yıllık sevgilisi Latin pop yıldızı Luis Miguel�den ayrılarak yedi.







1998 yılında Celine Dion, Whitney Houston, Aretha Franklin ile "Divas" konserlerine katılan Carey, yine o yıl �Glitter� albümünü sürdü piyasaya. Albüm, Carey'nin 80'lerde ünlü bir şarkıcı olmaya çalışan 'Billie' adındaki bir genç kızı canlandırdığı aynı adlı filmin müziklerinden oluşuyordu. Carey'nin, kendi yaşamöyküsünden esinlenilen 'Glitter'daki performansı eleştirmenler tarafından yerden yere vurulmuştu. Filmin soundtrack'i niteliğindeki albüm, plak şirketine 25 milyon sterline mal olmuş, ama dünya çapında sadece 2 milyon kopya satmıştı. Virgin, 'Glitter'ın başarısızlığı üzerine 35 milyon sterlin karşılığında Carey ile arasındaki beş albümlük sözleşmeyi feshetti.





Virgin�den ayrılarak, Universal�ın bünyesinde �MonarC� adlı kendi plak şirketini kuran sanatçı, kariyerinin dokuzuncu albümü olan 'Charmbracelet'i 2002�nin sonunda kendi kurduğu plak şirketinden çıkardı. Albümde, sanatçıya ünlü hip hop�çılardan jay-Z, Cam�ron ve Missy Elliott gibi isimler destek verdi.








Hilary Duff

ABD'li sinema oyuncusu ve şarkıcı, ülkesi dışında da tanınan bir popüler kültür ikonu.Hilary Duff, Lizzie McGuire adlı televizyon dizisiyle ün sağladı. Bu dizide aldığı başrol sayesinde yapımcıların dikkatini çekti ve ardından birçok filmde rol aldı. Bu filmlerin başında, Lizzie McGuire (2003), Bir Külkedisi Masalı (2004), Cheaper by the Dozen (2003) gelmektedir. Bu işlerden 2005 yılında yaklaşık 15 milyon $ kazandı.




Duff, kariyerini sinema ve televizyonla sınırlamadı ve pop müzik alanında da çalışmaya başladı. 3 adet RIAA sertifikalı platin albüm çıkardı ve bu albümler dünya çapında 13 milyondan fazla satıldı. Ayrıca, bir giyim mağazası zinciri ve With Love... Hilary Duff adlı bir parfüm markası ile iş dünyasına da girdi.Duff'ın 2007 yılında, aksiyon türünde War, Inc. ve 2008 yılında da animasyon türünde Foodfight! adlı filmlerinin vizyona girmesi beklenmektedir. Yine 2007 yılının Nisan ayında, Dignity adlı Hilary Duff albümü çıkmıştır.Bu albüm Nisan 2007 itibariyle 840 bin kopyadan fazla satmıştır.Albümün ayrıca altın RIAA sertifikası da vardır.

Hilary Duff, Houston, Teksas'ta doğdu. İç mimar olan Susan Coleen Duff ile işletmeci Bob Erhard Duff'ın ikinci kızıdır. Anne Susan Duff, Hilary'ye, ablası Haylie Duff gibi küçük yaşlarda oyunculuk dersleri aldırmaya başladı. Bu derslerin ardından, iki kardeş çeşitli küçük, bölgesel tiyatro projelerinde yer aldı. Hilary altı, ablası Hailey sekiz yaşındayken bu ikili San Antonio'da Fındıkkıran Balesi'nde rol aldı. Ardından profesyonel oyunculuk fikri ikisine de çekici gelmeye başladı ve sonunda anneleri ile Kaliforniya'nın yolunu tuttular. Bob Erhard Duff, işlerini Kaliforniya'dan organize edemeyeceğini düşünerek Houston'da kalmayı tercih etti.[4]. Duff kardeşler burada da hemen fark edildi ve birkaç sene içinde bazı televizyon dizilerinde boy göstermeye başladılar.







Hilary ÖÖadlı şirketin, True Women adlı mini dizisinde rol aldı. Ayrıca, yönetmen ve senarist Willard Caroll'ın Playing by Heart adlı filminde oynadı. Başrol olarak ilk yapımı ise genç cadı Wendy rolünü canlandırdığı Casper Meets Wendy filmi oldu. Bunun devamında yine Casper filmlerinde yer aldı. Bu filmler Casper ve Casper: A Spirited Beginning'dir.

Daha sonra Duff, bir televizyon dizisi olan The Soul Collector'de yardımcı bir rol ile izleyenlerin karşısına çıktı. Film, bir Kathleen Kane romanından uyarlanmıştı ve başroldeki Bruce Greenwood, kocası yeni ölmüş, çiftçilik yapan bir kadına (Melissa Gilbert) melek olarak yardım ediyordu. Bu filmin yayınlandığı yıl Hilary Duff, "Bir Televizyon Filmindeki En iyi Yardımcı Genç Kadın Oyuncu" ödülüne layık görüldü. 2000 yılında NBC'de yayınlanan Daddio adlı dizide oynadı. Dizinin başrolünde oynayan Michael Chiklis: ”Hilary'yi ilk bölümde oynarken gördüğümde yanımdakilere döndüm ve bu kız ileride çok iyi bir film yıldızı olacak dedim. Çünkü bu yaşta bile tecrübeli bir oyuncu kadar rahat." diyerek genç kızın ne kadar parlak bir geleceği olacağını söylemiştir.yayından kalkmasından önce Hillary'nin dizi kadrosundan çıkarılması genç oyuncuyu çok etkiledi ve bu olay onu film kariyerine devam etme konusunda karamsarlığa ve isteksizliğe itti. Gelen teklifleri değerlendirmek istemese de menajeri ve annesinin teşvikleri sonucunda, Lizzie McGuire adlı bir aile-komedi dizisinde başrol oyuncusu olarak yer aldı.
Duff, Lizzie McGuire rolünde
Duff, Lizzie McGuire rolünde






Bu dizide Hilary, beceriksiz ve sıradan, genç kızlığa adım atmakta olan bir ortaokul öğrencisini canlandırıyordu. Dizideki diğer oyuncular Adam Lamberg,Lalaine, Jake Thomas, Clayton Snyder, Ashlie Brillault, Robert Carradine, ve Hallie Todd gibi isimlerdir. Lizzie McGuire, ilk kez 12 Haziran 2001'de Disney Kanalı'nda yayınlandı ve her bölümde yaklaşık 2-3 milyon seyirciye ulaşmayı başardı. Bu yüksek izlenme oranları, Duff'ın kariyerinin önemli bir noktasını oluşturdu; çünkü 5-12 yaşları arasında olan birçok çocuk onu idolü olarak benimsemişti; bu da Hilary'yi çok sevindiriyordu. Bütün bunlar sinema yapımcılarının gözünden kaçmadı ve 65 bölümlük bir devam kontratı daha yapılmasına karar verildi. Fakat sonra bununla ilgili bir film yapmanın daha iyi olacağı düşünülüp; Lizzie McGuire:The Movie (İtalya'da Aşk) adlı film çekildi.

Duff, bazı televizyon yapımlarında da küçük roller ile yer aldı. 2000 yılında konuk oyuncu olarak katıldığı Chicago Hope adlı dizinin bir bölümünde hasta bir çocuğu canlandırdı. 2003'de George Lopez adlı dizinin bir bölümünde makyaj malzemeleri satan bir karakteri canlandırdı. Ardından 2005'te dizideki karakterlerden birinin şair bir arkadaşı rolüyle dizide konuk oyuncu olarak yer aldı. Kardeşi ile beraber 2003 ylılında Amerikan Dreams adlı dizinin bir bölümünde yine konuk oyuncu olarak yer aldı. 2005 yılında Joan of Arcadia adlı dizide ana karakterin sınıf arkadaşı rolü ile izleyenlerin karşısına çıktı. Most Wanted turnesinin Mexico konserindeki bir performansı ile Rebelde adlı bir dizide de yer aldı. 2007 yılında da The Andy Milonakis Show adlı komedi dizisinin üçüncü sezonunun bir bölümünde oynadı.







Human Nature adlı filmde rol aldı. Film, Cannes ve Sundance film festivallerinde gösterildi ve eleştirmenlerden iyi not aldı. Film Charlie Kaufman tarafından yazılmıştı ve yönetmeni Michel Gondry idi. Duff bu filmde, başrolde yer alan ve bir hümanisti canlandıran Patricia Arquette'in gençlik yıllarını oynadı.

2002 yılında Christy Carlson Romano ve Gary Cole'un oynadığı Cadet Kelly adlı filmde yer aldı. Bu film de sadece televizyon için yapılmıştı ve Disney kanalında yayınlandı.

Duff'ın uzun metrajlı bir filmdeki ilk büyük rolü, Agent Cody Banks filmiyle oldu. Film, 2003'te yayınlandı ve başrolünde Frankie Muniz bulunuyordu. Hilary Duff bu filmde iyi bir performans göstermiş ancak devam filminde yer almamıştır.

2003 yılının sonlarına doğru, başrolünü Steve Martin ve Bonnie Hunt'ın üstlendiği Cheaper by the Dozen adlı aile filminde, oniki çocuklu bir ailenin bir çocuğu rolüyle yer aldı. Bir devam filmi çekilse de, film hem eleştirmenler tarafından ağır biçimde eleştirildi, hem de hasılat açısından bekleneni veremedi.








2004 yılında Duff, Charles Perrault'un bir masalı olan Külkedisi'nin modern versiyonu Bir Külkedisi Masalı adlı filmde başrol oynadı. Film dünya çapında yaklaşık 75 milyon dolarlık hasılat yaptı. Sonraki yıl ilk kez dram türünde bir filmde başrol oynadı. Raise Your Voice, hakkındaki yorumlarda Duff'ın önceki rollerinden daha ağır bir rolle izleyicinin karşısına çıktığı belirtildi. Ardından Las Vegas Weekly adlı dergi, filmi çok ağır bir biçimde eleştirdi.

Dergide, Duff'ın kötü oyunculuğu, kötü şarkıcılığı, kötü bir senaryo ve yönetmenle birleşince ortaya gerçekten zaman kaybı niteliğinde bir film ortaya çıkmış şeklinde cümleler yer almıştır.Raise Your Voice adlı filmde Duff'ın şarkıcılığı daha ön plandaydı. Bu sefer ise sesinin bilgisayar ile oynanarak düzeltildiği iddia edildi ve filmdeki performansı, Hilary'e ilk Altın Ahududu adaylığını getirdi. (Altın Ahududu, yılın en kötülerine verilen bir ödüldür.) Film dünya çapında 13.573.284 $ hasılat yaparak Hilary Duff'ın en az başarı kazanan filmi oldu.

2005'te Hilary Duff, The Perfect Man adlı filmde kocasından yeni boşanmış, New York'a taşınıp bunalımlı bir biçimde aşkı arayan bir kadının, büyük kızını canlandırdı. Filmin fragmanları, eleştirmenler tarafından çok olumsuz karşılanmıştı, nitekim film, yapımcılarını box ofis listelerinde tam bir hayal kırıklığına uğrattı. Zaten filmin hasılatı da bu düş kırıklığını yansıtmaktaydı. Filmin yalnızca yaklaşık 19 milyon dolar hasılatı vardı.


O yıl Duff, Altın Ahududu ödülüne tekrar aday gösterildi. Hilary Duff, Madonna'nın sahibi olduğu Maverick isimli film yapım şirketi ile bir film daha çekti. Yönetmeni Martha Coolidge olan bu film, öteki filmlerden biraz daha farklıydı. Çünkü, Hilary başrolü bu kez ablası Hailey Duff ile paylaşıyordu. Filmin konusu ise çok zengin olan iki kız kardeşin hayatı idi. Bu film de ona 24 Haziran 2007'de yapılmış olan Altın Ahududu ödüllerinde 2 adaylık kazandırdı. Duff kardeşler, 2008'de vizyona girecek olan olan animasyon türündeki Foodfight! adlı filmin seslendirmesini yaptılar.

30 Mart 2008 Pazar

Uma Thurman



Tam adı Uma Karuna Thurman olan Hollywood'un ünlü yıldızı Uma Thurman, 29 Nisan 1970�te, Tibetli Budist bir rahip ve aynı zamanda Colombia Üniversitesi profesörü olan bir baba ve model bir annenin dördüncü çocuğu olarak Amerika'nın Boston kentinde dünyaya geldi. Dechen, Ganden ve Mipam adında 3 erkek kardeşi olan Thurman'ın ailesi Budizme inandıkları için çocuklarına bu Hint isimlerini verdiler. (Uma ismi, "kutsal bağışlayıcı" anlamına geliyor)

3 erkek kardeşiyle birlikte Massachusetts Amherst ve New York Woodstock'ta büyüyen, New England'da bir konservatuarda okuyan sanatçı, 15 yaşındayken New York'lu iki menajer tarafından keşfedildi. 16 yaşında, oyunculuk dalında kariyer yapmak üzere New York'taki Profesyonel Çocuklar Okulu'na geçiş yapman aktris, burada geçimini bulaşıkçılıktan modelliğe pek çok farklı iş yaparak sağladı.

İlk olarak Anthony Michael Hall'le birlikte rol aldığı "Johhny Be Good" ile kamera karşısına geçen Thurman'a uluslararası ün kazandıran film, tanrıça Venüs rolünü üstlendiği, Terry Gillian'ın 1988 yapımlı fantezi tarzındaki "The Adventures of Baron Munchausen / Baron Munchausen'in Maceraları" oldu.



Stephen Frears'ın 1988 yapımlı "Dangerous Liaisons" adlı yapıtında ünlü aktör John Malkovich tarafından baştan çıkarılan 18. yüzyıl manastır bakiresi portresi, çarpıcı ve çok yönlü bir aktris olan Thurman'a eleştirmenlerin övgüsünü getirdi. Ertesi yıl Fred Ward ve Maria de Medeiros'la birlikte rol aldığı, Philip Kaufman yapımı "Henry & June"da Henry Miller'ın nevrotik, erotik ve eşcinsel karısını canlandırdı.

Güzel yıldız, 1990'da John Boorman'ın yönettiği "Where The Heart Is" adlı komedide Dabney Coleman'ın üç şımarık çocuğundan biri olan Daphne McBain rolüyle sinemaseverlerin karşısına çıktı. 1992 yılında ise Phil Joanou'nun gerilim tarzındaki "Final Analysis" filminde Richard Gere ve Kim Bassinger'la birlikte kamera karşısına geçerek, Diana Baylor adındaki bir psikoterapi hastasını canlandırdı.

Bunun ardından, John Malcovich'le "Jennifer Eight" adlı yeni bir gerilim filminde bir kez daha bir araya gelerek Andy Garcia'nın kör kız arkadaşı Helena rolünü üstlendi. 1993 yılında John McNaughton'un yönettiği "Mad Dog and Glory"de Bill Murray'nin hayatını kurtarmak için Robert de Niro'nun hizmetine giren Glory isimli bir barmaid rolünü canlandırmaktaydı. Aktristin belki de bugüne kadarki en egzantrik filmi ise, yine aynı yıl çekilen Gus Van Sant yapımı "Even Cowgirls Get The Blues" oldu. Thurman filmde sinemaseverlerin karşısına otostopçu biseksüel hippi "Sissy Hankshaw" karakteriyle çıkmıştı.



1995'te Quentin Tarantino'nun büyük yankı uyandıran "Pulp Fiction / Ucuz Roman"ındaki rolüyle Oscar'a aday gösterilen sanatçı, filmde komik bir mafya babasının seksi sevgilisi Mia Wallace'ı canlandırmaktaydı. Aynı yıl Vanessa Redgrave'le birlikte romantik bir çalışma olan "A Month By The Lake"te rol alan aktris, 1996 yılında Ted Demme'in yönettiği "Beautiful Girls" ve Michael Lehmann'ın yönettiği "The Truth About Cats & Dogs" filmleriyle kamera karşısına geçti.

Bir sonraki yıl Arnold Schwarzenegger, George Clooney ve Chris O'Donnell ile birlikte kamera karşısına geçtiği "Batman & Robin"de Poison Ivy/Dr. Pamela Isley karakterini canladıran aktris, Ethan Hawke'yle başrolünü paylaştığı "Gattaca"da ise Irene Cassini rolündeydi. Sanatçı filmin setinde yakışıklı aktör Ethan Hawke�la tanıştı ve çift kısa bir süre sonra evlendi. Oyuncu, bu evlilikten Maya Ray (1998) ve Roan�ı (2002) dünyaya getirdi.

Thurman, 1998'de Gérard Depardieu ile birlikte başrollerini paylaştığı ve Fransız bir soylu rolünü canlandırdığı "Les Misérables / Sefiller"le, ardından da Ralph Fiennes ve Sean Connery ile birlikte oynadığı "The Avengers / Tatlı Sert" filmiyle izleyiciyle buluştu. 1999 baharında New york Classic Stage Company'de Moliére'in "The Misantrphe"unun modern uyarlamasıyla ilk tiyatro çıkışını yapan Thurman, aynı yıl Woody Allen'ın "Sweet and Lowdown" isimli filminde Sean Penn ve Samantha Morton'la birlikte rol aldı.

Farklı tarzda ve zorlu pek çok rol üstlenerek kendini kanıtlamış olan Thurman, "Sweet and Lowdown" filminde oynadıktan sonra modellik günlerine geri döndü ve 2000 yılında Fransız kozmetik firması Lancome�da model ve reklam sözcüsü olarak çalışmaya başladı. Empire Magazine�nin sinema tarihindeki en seksi 100 bayandan biri olarak kabul ettiği sanatçıyı, 1900�lerde geçen "The Golden Bowl / Altın Kap"da zengin bir mirasçı olarak başrolde izledi sinemaseverler. Sanatçının yine aynı yıl rol aldığı bir başka dönem draması da, 17.yy. Fransa'sında geçen "Vatel" oldu.



Aktris, 2002 yapımlı "Hysterical Blindness" filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" dalında Altın Küre�ye layık görüldü. "Tape / Kaset"te gerçek hayattaki oyuncu eşi Ethan Hawke ile kamera karşısına geçen oyuncu, filmdeki güçlü karakter rolüyle dikkatleri çekti.

Aksiyon filmlerinin temposuna alışkın olan Thurman, Quantin Tarantino�nun yönetmenliğini üstlendiği 2003 yapımı "Kill Bill"de oynamayı kabul etti fakat filmin çekimleri güzel yıldızın hamileliği yüzünden ertelendi. Hawke�la olan evliliğinden ikinci çocuğunu dünyaya getiren Thurman, hızlı bir şekilde kilo vererek rolü için hazırlıklarını tamamladı. İki bölüm halinde çekilen ve ilk bölümü 2003�ün ekim ayında vizyona giren "Kill Bill Vol. 1" içerdiği aşırı şiddet öğeleriyle seyirciyi adeta şok eder nitelikte bir yapıt olma özelliğine sahip.

Önceki Kayıtlar